insan...
8/10/2009 -Kategori: kelimeler
Yaşamak istiyorum insanları sadece uzaktan dinlemek için değil.
Hayatıma yeni insanlar sokmak istiyorum sadece kuru bir selam vermek için değil öykülerini dinlemek ;hayal kırıklıklarını,umutlarını,hayallerini,eksikliklerini ,fazlalıklarını öğrenmek için.
Yaşamak istiyorum insanları sadece yaftalamak için değil.
Kimine dost deriz kimine arkadaş arada ki sınırı koyup yaftalarımızı yapıştırırız hemen,ona göre davranırız.Ben bu sefer arkadaşlarıma da bana dost olabilmeleri için kendi içimde bir fırsat vermek istiyorum.
Yaşamak istiyorum insanları sadece yalan gülücükler savurmak için değil
Gerçekten affetmek istiyorum bütün kalbimi kıranları,beni üzen olayları.Gerçekten bende kırdıklarım için özür dilemek istiyorum.Özürlerim de adam gibi gerçek olsun istiyorum.Kırdıklarım ve kırıldıklarım için içten gülmek istiyorum sahte gülümsemeler değil.
Yaşamak istiyorum insanları sadece hatırlamak için değil
Sadece doğum günün de hatırladıklarımı sıradan bir günde de hatırlamak istiyorum.Bayramlarda herkese atılan toplu mesajlardan gönderdiklerime adına sadece ona özel mesajlar yazmak istiyorum.
Yaşamak istiyorum insanları sadece paylaşmak değil
Aynı yerde ya da aynı şey için birlikte yürüdüğüm insanları o yolu çoktan terketmiş olsam bile o yolda ilerliyor gibi yanımda hissetmek için
Yaşamak istiyorum insanları belki sadece insan oldukları için…
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
"karanlık çökünce"
29/9/2009 -Kategori: elestiri
Bazen bende keşke çocukluk kahramanı olarak ölümsüz bir karakter seçseymişim diyorum.Ne bileyim bir süperman , batman ne bileyim şirinler bile olabilirdi misal. Ama ben çocukluk karhamı olarak kendime bir yazar seçtim ‘stephen king’ . Koleksiyon var bende okumaktan artık zevk almasam bile koleksiyon tamamlama adına her yeni çıkan kitabı alıyorum.Eskiden her kelimesi sihirli gibi gelirdi şimdi daha çok bir görevi yerine getirmek için okuyor gibiyim.
‘Bir aşk hikayesi’ ve ‘cep’ten sonra ısrarla emekli olması gerektiğini düşünürken ‘karanlık çökünce’yle bu durumu toparlamış gibi gözüküyor gerçekten.Kısa kısa hikayelerden oluşuyor.Tabii altın kitaplardan çıkmış 414 sayfa. Arada çıkıntı yapan birkaç hikayenin dışında diğerlerini beğendim hele hele sonlara doğru manyak komşusu tarafından portatif bir tuvalete kilitlenen adamın kurtulma çabası var ki takdire şayan.Çocuğunu kaybedip kendini koşmaya veren bir kadının hikayesi de heyecan doluydu.Anlatım aynı ne kadar artık hikayelerin içeriklerinden hoşlanmasam da sadece anlatım akışı açısından bile okunmaya değer bir yazar olarak görüyorum kendisini.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
giysi...
27/9/2009 -Kategori: kelimeler
Dünya aslında ye kürküm ye dünyasıdır çoğunlukla tek bir takım elbise bile istediğiniz saygıyı elde etmenizi sağlar.Hele hele birde şöyle ünlü bir markaysa değmeyin keyfinize.En başında ki incir yaprağından beri giysilerimiz evrim geçirdi. Artık onlar moda adı altında başlı başına bir endüstriyi oluşturuyorlar.Oysa herşey öyle başlamamıştı.Her şeyin tek amacı kusur örtmekti.Farklılıkları kapatmak , herşeyi eşit hale getirmek.Getiriyor muydu pek bilinmez ama öyle düşünmek istiyor insan.Onca gelişen şeye rağmen biraz da gıptayla bakıyor o günlerin kendi içinde ki özgürlüğüne.Bu kadar çok kolaylığa alışmışken orada çok fazla yapamayacağını düşünse de hayal kurmadan edemiyor o günlerde yaşamayı.
Farklılıklar kadar fazlalıkları eksiklikleri de örtmede üstüne yoktur giysilerimizin. Tombulsan dikey çizgili , çok zayıflasan hafif bol , kalçaların varsa altı bol üzeri sıkı giyinmesin.Kendine özgü dünyasında türlü türlü kandırmacalar oluşturmuştur.Her kusurun bir kapatıcısı vardır.
Keşke başka kusurlarımızı da üzerini örtüp kapatabilseydik.Değişmek istemeyen yanımızın üzerine bir battaniye örtüp kapatabilsek mesela , yeteneksizliğimizi sadece bir pantolonla halledebilsek , güvensizliğimize dekolte verdirsek daha fazla güvenmeyi öğrenebilir miyiz acaba?
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
telkin...
24/9/2009 -Kategori: kelimeler
‘Canım üzülme’ ‘Bak gerçekten üzülecek bir şey yok’ ‘Lütfen ağlama’ mutlaka duymuşsunuzdur bu sözleri siz en üzgün anınızdayken. Belki o anda dünya başınıza yıkılmıştır.Uğruna gecelerle çalıştığınız arabanız çalınmıştır mesela ve size arabası olmayan biri gelip bu kadar ‘seni anlıyorum ama bu kadar üzülme’ diye telkin eder.İşte tam o anda alabildiğiniz en derin nefesi alıp, karşınızdakine bir tokat indirmek istersiniz.Nerden biliyorsun be adam sen buna sahip olmanın bile ne olduğunu bilmiyorsun ki kaybetmenin acısını anlayabilesin. Dert ettiğiniz her şey sizi telkin eden kişi tarafından aşağılanır.Buna mı üzülüyorsun sen şimdi…Ya bırak buda dert mi… Tam o anda yani sizi sözde telkin etmek bittiği anda kendi önemli dertlerinden bahsederler.Siz yalnızsınızdır ve o terk eden sevgilisinin ne kadar acı verdiğini anlatmaya başlar.Telkin adı altında kendi terapilerini yaparlarlar. Sizin acılarınız acı değil kendilerinin ki acıdır çünkü.Kendi bencilliklerini kötü günde yanında olma paravanın arkasında saklarlar.
Kimseyi telkin etmemeli.Üzülme demek üzülen bir insana söylenebilecek en son kelime.Bırakılmalı eğer gerçekten üzülmesi gerekiyorsa üzülmeli çünkü , anlık mutluluklar yaşatmak da sadece onun acısının sebeplerini görmemesini sağlar , anlık unutkanlıklara sebep olur sadece.Ortada üzülmesi gereken bir durum varsa üzülmeli insan bir daha ki sefere daha güçlü olması için. Ölümle yüzleştirilmeyen çocuklar vardır. Üzülmesin diye söylenmez onlara , çevrelerindekine olan bitene yabancı umut ederek gelmesini beklediği yakınları gelmediğini anlayacak kadar büyüdüğünde anlarlar böyleleri ölümü ,ölüm acısından çok sonra.Daha ağırdır bunların acıları aslında.Hem geç tanışmışlardır hem de yalan söylenmiştir ya kendilerine en yakınları tarafından.Onların üzüntüleri de üzüntü gibi gelmez herkes acısını yaşayıp bitirmiştir çünkü herkes onların acılarını paylaşmaktan ziyade onları telkin etmeye gelmiştir.Ölümün hayatın gerçeği olduğunu o zaman öğrenir.
Yaşanması gereken acı varsa yaşanmalı hemen , üzülmesi gereken bir durum varsa üzülmeli sonra bunlar için çok geç olur.Gelen telkinler de sadece boş laftır.Üzülmek zorundaysan üzülmek zorundasındır.Şimdi bunu yapmazsan daha sonra çok daha ağırını yapmak zorunda kalırsın…
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
üç
17/9/2009 -Kategori: kelimeler
Rakamlara Tanrısal anlamlar yüklemek biz insanoğlunun umudunu devam ettirme girişiminden başka bir şey değildir.Başarısız olduğunuz bir iş sonrası duymuşsunuzdur “Allah’ın hakkı üçtür” cümlesini telkin edici ve umut dolu bir cümle ama kendi içinde bir tehdit barındırıyor.Kalan son iki dikkatli ol diye.
Paylaşımcı olmayan ama bencil damgası yemek istemeyen insanların uğurlu rakamıdır.Bir çok fazla benciliyet taşır.Sadece ben demektir.Bir tane varsa oda benim anlamındadır.Bu yüzden insanlara uğurlu rakamları sorulduğunda çok azı bir der.Birdenbire suçlanmak istemezler bu duyguyla.Hareketleri bencillik koksa bile o damgayı yemek ağır gelir.İki çok paylaşımcıdır.Hümanist insanların rakamıdır.Eşitlikçi olduğunu düşünen insanların rakamıdır. Barışın,paylaşımı temsil eder,aynı zamanda özgürlüğü.Bu yüzden siyasetin en çok sol kanadı tarafından bu temsili işaret kabül edilmiştir.Barış için sokağa dökülen insanların eli havada ikiyi gösterir.Hırçın değildir bu rakam…
Bir kadar bencil olmayan ama iki kadar da sakin olmayanların rakamıdır üç…
Ortada paylaştıktan sonra bir pay daha kalır,bunun için savaşabilir,mücadele edebililer.Savaşın kimin kazanacağı önemli değildir önemli olan sadece uğruna savaşabilecekleri bir payın daha ortada bulunmasıdır.Bu yüzden üç içinde hem bir bencillik hemde bir sakinlik taşır…Buram buram rekabet kokan bir sayıdır…Kazanan son payı alırYorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
"boleyn kızı"
13/9/2009 -Kategori: elestiri
Evet öykü gündemden düşeli nerdeyse üç sene oluyor.Gündeme geldiği zamandan itibaren de kitabı da filmi de kitaplık da duruyor.Zamanım olmadığı için okumamazlık etmedim tabii.Benim kitap okumaya ayıracak hep vaktim vardır.Ama önem verdiğim kitaplar serisinde gerilere düştü galiba.Filmini seyretsem önce diye düşündüm ama hatayı “lotr” serisinde yaptığım için filmini izlemeyi kitabı bitirinceye kadar erteledim.
Kitap uslüp olarak akıcı ama çok fazla gereksiz ayrıntı kullanılmış.Abartarak bile bir paragrafta anlatılabilecek bir ayrıntı yarım sayfayı kaplamış.Buda gereksiz yere öykünün çok uzamasına,kitabın çok kalınlaşmasına sebep olmuş (820 sayfa).Cümleler çok kısa (şahsen ben sıralı ,bağlı uzun cümleleri severim ) geldi bana.
Öykü gerçekten çok güzel iki kızkardeşin çekişmesi ve bunun yanında birbirlerine duydukları bağlılık dikkat çekici .Tabii u bağlılık zaman zaman tek taraflı olması okurken .Anne karakterine bir sinirle yaklaşmanıza sebep oluyor.
Filmle kitaptan çok fazla uzaklaşmamış.İkisi arasında derin bir uçurum yok. Anne karakteri kralla evlendikten sonra erkek çocuğu olmaması üzerine kendi erkek kardeşiyle ilişkiye girerek hamile kalıyor.Ensest ilişki bebeği sakat doğurduğu için cadı olmakla suçlanıyor.Filmde bu iki kardeş ilişkiye girmiyorlar ve doğal olarak sakat bir çocuk doğurmuyor.Bana göre bu hikayenin en temel unsurlarından biri olduğu için atlanması da hikayeyi biraz sığ bırakmış.Bunun dışında filmin kitaptan bir eksiği yok gibi.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
doğum...
13/9/2009 -Kategori: kelimeler
Doğum hep muhteşem gözükür insanın gözüne yeni bir başlangıç.Yapmak istediğin ve yapamadığın ne varsa bu yeni doğum için hayaller kurmana sebep olur.Kendini ait hissettiğin yerlere yeni doğanı göndermeyi düşünür.Kendi kanından biri onu yapabilse oda yapacaktır çünkü kendi yapmış kadar olur.Kimi yaşayamadığı çocukluğunu görür onda kimi değiştirmek istediği mesleği.İşte baskıcı ebeveynlerin temelleri tam da bu doğum anında oluşur.Çünkü hayaller başta kurulur.Her şey ona göre yönlenmeye başlar.Bu hayaller zamanla iletişim problemlerine yol açacaktır.Uzak bir aile ilişkisi.Olamayanın bir başka birisinde oldurmaya çalışma.
Her doğum kendi gerçekleştirmek istediğiniz yarım kalan hayaller değil.Her doğum bir doğumdur,bir başlangıç kendi içinde.Sadece eğitebilir ve yön verebilirsiniz onun yerine bir şeyleri isteyemezsiniz.Onun yerine karar alamazsınız ,alsanız bile şikayet ettiğiniz bir başkasına benzersiniz.Kendi küçük dünyanızın size bırakılmadığı ,sizinle ilgili kararların size bırakılmadığı o zamanlara dönersiniz.Tanıdık bir burukluk hatırladınız mı? Bastırdığınız isyanınızı anımsadınız mı?
Her doğum doğumdur yalnızca bu yüzden yeni bir başlangıç sadece.Başlayamadığınız kendi başlangıçlarınız değil.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı